TEKEL eylemine PKK'yi de karıştırdı PDF Yazdır e-Posta

hayati_yazici-akp-devlet-bakaniDevlet Bakanı Hayati Yazıcı, TEKEL işçilerinin sürdürdüğü eyleme üzüldüklerini belirterek, ''İnşallah kötü bir şey olmaz.

Olursa, onun sorumlusu sendika yöneticileridir, onların provoke eden bazı siyasi aktörlerdir'' dedi.

AKP Sarıyer İlçe Başkanlığı'nın yeni hizmet binasının açılışında konuşan Bakan Hayati Yazıcı, Türkiye'de iş yapanların, proje ve vizyon sahibi olanların bulunmasına karşılık, laf üreten, hala geçmişin karanlığında kendilerine bir takım payeler arayanların da olduğunu söyledi. Yazıcı, AKP'nin milletten aldığı emanete sahip çıktığını, o günden bu yana ''iş yapma'' noktasında, yoluna devam ettiğini kaydederek, Türkiye'nin büyük bir devlet olduğunu, iyi yönetildiğinin birçok göstergesi bulunduğunu kaydetti.

Sorunları yerinde tespit ettiklerini ve bir program dahilinde çözüm ürettiklerini ifade eden Yazıcı, şöyle konuştu: ''Bunu görmeyenler, vatandaşları yanıltmaya kalkabilir. Bunları yapmaya kalkanların defterlerine bakıldığında, onları karanlıklar, yolsuzluklar içinde göreceksiniz. Biz vatandaşlara sormadan, anket yapmadan, araştırma yapmadan halkın sosyal hayatını, bulunduğu pozisyonu değiştirecek kötü anlamda hiçbir şey yapmadık. Bütün amacımız birlik beraberlik içinde, bütün sorunları çözmektir. 'Demokratik açılım' diye hitap ettiğimiz sorunu da bu mantık içinde çözme gayreti içindeyiz. Çünkü bu ülke hepimizin, 'Her şey Türkiye için' bizim çok temel bir sloganımız. Bunu derken bu ülkede yaşayan hiçbir insanımız arasında ayrım yapılmasına gönlümüz razı olmaz.''

Hayati Yazıcı, Türkiye'deki kardeşliğin çok derin olduğunu, bin yıldır bu topraklarda herkesin kardeşçe yaşadığını anımsatarak, ''Oturalım, konuşalım, bu sorunu çözelim diyoruz. Birileri de kalkıyor 'Olmaz' diyor. 'Olmaz' demek 'bu böyle kalsın' demek. Bu sorunun böyle kalmasına gönlümüz razı değil. Biz o halde doğru yoldayız'' dedi.

Özelleştirme

Bakan Yazıcı, göreve geldiklerinde, daha önceki hükümetlerin yaptıkları özelleştirmelerden dolayı 17 bini aşkın işçinin açıkta bulunduğunu bildirdi. Bu işçilerin hiçbir yere yerleştirilmediği için açıkta kaldığını dile getiren Yazıcı, 2004 yılında bir kararname çıkarttıklarını, özelleştirme sonucu açıkta kalmış, emeklilik hakkını elde edememiş vatandaşların emeklilik haklarını elde etmeleri için, ''bir nebze olsun'' geçimlerine katkıda bulunmak için bir formül ürettiklerini kaydetti. Kararnamede, bu statüde olan işçilerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4. maddesinin C fıkrası kapsamında çalıştırılmaları için, hukuksal alt yapıyı sağladıklarını ifade eden Yazıcı, o dönemde bu çalışmadan dolayı herkesin kendilerine teşekkür ettiğini söyledi.

Yazıcı, AKP hükümeti öncesinde özelleştirmeden dolayı açıkta kalmış 17 bin çalışana 4C statüsünde pozisyon sağladıklarını, sağlık hizmetleri almalarının yolunu açtıklarını ve emekli olmaları için alt yapı oluşturduklarını ifade etti. TEKEL'in özelleştirilmesi sonucu açıkta kalmış işçilerin bir kısmını da Tütün Yaprak Fabrikalarında çalıştırmaya devam ettiklerini anlatan Bakan Yazıcı, sözlerine şöyle devam etti: ''2008 yılının başında tütün yaprak fabrikalarının kapatılacağı zaman, sendika yöneticileri Başbakanımızı ziyaret etti. Dediler ki 'tütün yaprak fabrikalarında çalışanlar da ne olur 4C statüsünde istihdam edilsin. Ama 2 yıl daha çalışsınlar'. 'Peki' dedik. Ve o gün geldi. Tütün yaprak fabrikaları kapatıldı. Sendikacılar geldi '4C statüsündeki şartları biraz daha iyileştirin, ücretlerimizi biraz daha artırın' dediler. Bunun üzerinde çalıştık. Bu talepleri ülkenin imkanlarına göre vereceğiz. İhtiyaçlar sonsuz, imkanlar sınırlı. Biz çalışmalara başladığımız dönemde, araya provokatörler girdi. İşe şeytan karıştı. PKK'lısı da dahil, bu işe fitne sokmaya başladı. Ve arkadaşlar eyleme başladılar.''

Bakan Yazıcı, eyleme başladıklarında işçilerin ve sendika yöneticilerinin 4C'yi istemediklerini belirttiklerini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı: ''En son Başbakanımızın görevlendirmesiyle, yeni bir çalışma yaptık. Bu çalışma sonucu ilkokul mezunu, lise, fakülte mezunu olarak kategorileri ayrılan işçilerin aylıklarına ortalama 100 TL zam yaptık. 10 ay olan çalışma sürelerini 11 aya çıkarttık. Yılda 10 gün olan izin haklarını 22 güne çıkarttık. 'Emekli olurken tazminatı ödensin' dedik. Öneri bu. Elinizi vicdanınıza koyun, Türkiye'nin imkanları göz önüne alınarak değerlendirin. 'Biz çok iyi verdik, çok para verdik' demiyoruz. Ama sağladığımız imkanlar çok kötü değil. Türkiye şartlarında iyi. Eyleme devam ediliyor. Bunu arzu etmiyoruz, üzülüyoruz. İnsan olarak üzülüyoruz. İnşallah kötü bir şey olmaz. Olursa, onun sorumlusu sendika yöneticileridir, onları provoke eden bazı siyasi aktörlerdir.''

 

Yorum ekle

Makalelere eklediğim içeriklerden tamamen ben sorumluyum. Eklediğim yorumların kişilik haklarına zarar vermeyeceğini taahhüt ederim.

Güvenlik kodu
Yenile


 

Google Arama

WebBağımsızGündem'de ara

Üye Girişi



Kimler Bağlı?

Şu anda 82 konuk çevrimiçi

Türkiye NATO'dan Çıkmalı mı?

Türkiye Nato'dan çıkmalı mı?

Basından Haber Özetleri