Semih PALA’nın Kimliğinde/Kişiliğinde; AKP’nin KENT KONSEYİ Anlayışı (*) PDF Yazdır e-Posta

Kent Konseyi olgusu ve oluşumu; yerel demokrasi, halk katılımı kavramlarının, Rio Konferansı’nın ardından Dünya gündeminde tartışılmasıyla, “ben de bu uygulamayı ülkemde başlatacağım” diyen Turgut ÖZAL’ın bir girişimidir…
Ve bilindiği gibi kentimiz Bursa da, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Erdem SAKER’in özverili önderliğiyle ülkemizdeki öncüsüdür; yerel demokrasi ve halk katılımı uygulamasının… Ve bizler de Sayın SAKER’in yoldaşlarıydık demokrasinin yereldeki uygulamasının; değerli bilim insanlarımız Prof. Dr. Hasan ERTÜRK, Prof. Dr. Ulviye ÖZER, Prof. Dr. Vahap KATKAT ile birlikte gerçek Bursalılar olarak Lütfü KIRAYOĞLU, Ayşe YANDAYAN, Levent GENCELLİ ve yazarınız Selma ERDAL’ın yanı sıra kentimizin pek çok değerli aydını, emekçisi, çevrecisi… Ve kentimizi, kendimizden önde tuttuk, kendimizden daha çok düşündük… Aklımızı da koyduk, elimizi de taşın altına…Gün geldi biz öncüller, yerel demokrasinin emekçileri; Konsey’den dışlandık, (“laf”la da olsa) gün oldu taşlandık… Ve bizlerin arasında önemli bir ad daha vardı ; kent aşığı, sevdalısı, sorumlusu bildiğimiz Semih PALA…

 

O ki daha dünlere değin, partilisi olmasına aldırmaksızın AKP yerel yönetimini; “rahmetli” Hikmet ŞAHİN’in kişiliğinde yerden, yere vuran, acımasızca eleştiren Semih PALA…

 

Bilindiği gibi Semih PALA; yerel yönetim seçimleri öncesinde o çokça eleştirdiği Hikmet ŞAHİN’in yerine aday gösterilmedi Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ama onun yerine seçilen Sayın Recep ALTEPE’nin danışmanı ve de “AKP’nin zihniyetine göre yasalaştırılan ve oluşturulan” Kent Konseyi’nin Başkanı oldu… Onu kent sevdalısı, aşığı, sorumlusu bildiğimizden dolayı bu görevlendirme için; “eh iyi de oldu” derken bir de işittik ki TMSF’nin elindeki media OLAY, vermiyormuş Sayın PALA için her daim bilgi ve de göstermiyormuş ilgi öyle kolay, kolay… İşte bu nedenle Danışman ve Başkan kimlikleriyle; doğrudan Başbakan’a ulaşan Sayın PALA (ATV’nin dizisindeki “Pala Komiser” değil ha, sakın yanlış anlamayınız ) yazdığı bir nameyle yakınmış OLAY’dan…

 

Kuşkusuz bu konuyu duyum olarak öğrendi, okudu Bursalı’nın pek çoğu… Ama kimseler yapmadı yorumu; yerel demokrasi bağlamında, izninizle o da nasip olsun bendeniz kulunuza…

 

Sayın PALA’yı görünce KENT KONSEYİ’nde baş; başıma düştü bir taş…Kırılmasa da hemencecik ampül, dilim kesildi bülbül; bu makam ona bir çeşit arpalık (susması için, AKP yerel yönetimini muhalefetten daha çok eleştirmesin) diye mi verildi ?...
Ve sonrasında Sayın PALA’nın; kentimizin değerlerini koruma, kollama içtenliği bir sandalyeye (koltuk, makam, orun vs.) mi değişti, değişildi ?...
Ortaçağ örneklerinde olduğu gibi; başkaldıran, isyankar şovalyeye asillik payesinin verilmesi gibi Sayın PALA’ya da Danışmalık ve Başkanlık payesi mi verildi ?...
Bu arada göz ardı ettiğimiz sanılmasın; AKP’nin çıkardığı yasa doğrultusunda Kent Konseyi üyeleri, aynısının tıpkısı Ortaçağ Kent Devletleri’nin “asiller sınıfı” gibi… O günlerdeki “serf”in durumuna da düşürüldü halk, gerçek kentli…Konuşturulmuyor, susturuluyor ve dahası da konseyden dışlanıyor… Ve bu oluşum da allanıp, pullanıp; yerel demokrasi, halk katılımı diye kamuoyuna sunuluyor…

Bu mudur yerel demokrasi, halk katılımı ?...

Bu kimin atılımı ?...

Kentin rantını, getirisini, götürüsünü; STK’larla birlikte paylaşma pazarlığının adı mı oldu yerel demokrasi, halk katılımı ?...
 

Yorum ekle

Makalelere eklediğim içeriklerden tamamen ben sorumluyum. Eklediğim yorumların kişilik haklarına zarar vermeyeceğini taahhüt ederim.

Güvenlik kodu
Yenile


 

Google Arama

WebBağımsızGündem'de ara

Üye Girişi



Kimler Bağlı?

Şu anda 83 konuk çevrimiçi

Türkiye NATO'dan Çıkmalı mı?

Türkiye Nato'dan çıkmalı mı?

Basından Haber Özetleri