| PKK silah bıraksın, siyaset yapsın (1) |
|
|
|
| Şahin Alpay tarafından yazıldı. |
| Perşembe, 11 Mart 2010 02:29 |
|
CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu 7 Mart günü Batman'da "Toplumsal barışın bir parçası olacaksa genel affa evet deriz..." şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu'nun sözleri Genel Başkan Deniz Baykal'ın tepkisiyle karşılaştı. Baykal, PKK "silahları tümden teslim etmeden affın gündeme gelemeyeceği"ne dair görüşünü yineledi. Hükümet sözcüleri de hemen genel affın gündemde olmadığını söylediler. Ne var ki, şiddetin son bulması için şu veya bu kapsamda af çıkarılması, PKK'nın şiddeti terk edip meşru yollardan siyaset yapmasına yol açılması hayli uzun zamandır konuşulan, tartışılan bir fikir. Tartışmanın başlangıcı, rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 1993'te, PKK lideri Abdullah Öcalan'a iletmeleri için DEP'li milletvekillerine, "Dağda ne yapıyor o adam, gelsin Ankara'da siyaset yapsın..." demesine kadar uzanıyor. Aynı fikri, uzun yıllar sonra, Ekim 2006'da, hiç beklenmedik bir kimse, o sıra DYP Genel Başkanı olan Mehmet Ağar dile getirdi; PKK için "Dağda silah tutacağına düz ovada siyaset yapsın" dedi. Daha sonra Başbakan Erdoğan, Ekim 2007'de (Radikal'in ifadesiyle) "Silahı bırak, meclise gel" anlamına gelen bir beyanda bulundu. Anamuhalefet lideri Baykal, geçen mayısta Mardin'de, PKK'nın silah bırakması halinde affın gündeme gelebileceğini söyledi. Dolayısıyla, Kılıçdaroğlu'nun Baykal'ın tepkisi üzerine "zamanı değil" diyerek düzelttiği sözleri gerçekte af fikrinin dile getirilmesinde son halkadan ibaret. Bu vesileyle "PKK'ya af" konusuna, ağaçları değil ormanı görme yaklaşımıyla bakmakta yarar var. Bunun için "Kürt sorunu" olarak ifade edilen sorunda geldiğimiz noktayı kısaca gözden geçirelim. Sorunun başlıca dört boyutu var. Kimlikle, ekonomiyle, güvenlikle ilgili ve uluslararası boyutu. Birinci ve en temel boyut, kimlik sorunu, yani Kürt kimliğinin yasak ve baskı altına alınması, Kürtlerin zorunlu asimilasyon politikasına tabi tutulmaları. Bu politika (Süleyman Demirel'in hesabıyla) 29 silahlı isyana yol açtı. Bunların sonuncusu olan PKK isyanının 40 bin yurttaşımızın ölümüne yol açmasından sonra, en azından çoğumuz farkına vardık ki, demokratik bir toplum yurttaşlarının kültürel (etnik ve dinsel) kimliklerinin inkarı üzerine kurulamaz. Bunun sonucunda Kürt kimliğinin ifadesi üzerindeki yasaklar 1991'den başlayarak kalkmaya başladı; Kürt kimliği resmen değilse de, fiilen tanındı. AKP hükümetinin "Demokratik Açılım" arayışı, Kürt kimliğinin ifadesi üzerindeki bütün yasakların kaldırılmasına yönelik bir girişim. Kürt sorununun ikinci boyutu, sosyo-ekonomik. Türkiye'nin en azgelişmiş bölgesinin Doğu ve Güneydoğu'daki Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı yörelerle örtüşmesinin, sorunu büsbütün alevlendirdiği, yoksul ve işsiz Kürt gençlerin "dağa çıkmaları"na yol açan ortamı doğurduğu herkesçe görülebiliyor. Söz konusu bölgenin sosyo-ekonomik bakımdan kalkındırılması, sorunun çözümü için şart. Aynı açıklıkla görülebildiği gibi, bölgenin ciddi anlamda kalkınmaya sahne olması şiddetin son bulmasına bağlı. Şiddet son bulmadıkça, kalkınmaya ilişkin gayretler ancak sınırlı ölçüde başarılı olabiliyor. Sorunun üçüncü boyutu, uluslararası yönü. Kürtlerin yaklaşık yarısı Türkiye'de yaşıyor, ama geri kalanı üç komşu ülke, Irak, İran ve Suriye'de. Çok yakın zamana gelinceye kadar söz konusu ülkeler, kah kendi Kürt isyancılarına karşı Türkiye ile işbirliği yaptılar, kah PKK'yı Türkiye'ye karşı kullandılar. Bugün gelinen noktada, Türkiye'nin Kürt sorununu çözmesi açısından en umut verici olan gelişme, kuşku yok ki, AKP hükümetinin "komşularla sıfır problem, ekonomik karşılıklı bağımlılık" politikası sayesinde, Irak Kürdistan Bölge Yönetimi dahil komşularla iyi ilişkiler kurulabilmiş, PKK'ya desteğin kesilebilmiş olması. Bu durumun, Kuzey Irak'ta konuşlanan PKK'yı barış arayışına zorlayan etkenlerden biri olduğu muhakkak. Kürt sorununun en canalıcı boyutu, muhakkak ki güvenlikle, doğurduğu şiddetle, PKK ile ilgili olan boyutu. Buna bir sonraki yazıda devam edeceğim. |
Kimler Bağlı?
Şu anda 118 konuk çevrimiçiTürkiye NATO'dan Çıkmalı mı?
Basından Haber Özetleri
-
Özkan'ın mağduriyetini dile getirmek isteyince...
Özkan'ın mağduriyetini dile getirmek isteyince...
Yeni Parti üyesi Recep Ekinci, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın korumaları tarafından darp edildiğini iddia ederek, korumalar hakkında suç duyurusunda bulundu.
-
Kalpler 12 Dev Adam'la atacak
Kalpler 12 Dev Adam'la atacak
A Ulusal Basketbol Takımı, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda bugün tarihi bir maça çıkıyor. Ulusallar, Sinan Erdem Spor Salonu'nda Sırbistan karşısında final mücadelesi verecek.
-
'Hayır çıktığı zaman, Davutoğlu o koltukta oturamaz'
'Hayır çıktığı zaman, Davutoğlu o koltukta oturamaz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu NTV'de katıldığı programda soruları yanıtladı.
-
'Ölüleri kaldırıp oy kullandıracaklar'
'Ölüleri kaldırıp oy kullandıracaklar'
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Kemal Anadol, AKP'nin ölülere seçmen kağıdı gönderdiğini ileri sürdü.
-
FEHMİ KORU YİNE YALAN YAZIYOR
FEHMİ KORU YİNE YALAN YAZIYOR
Yok öyle bir şey...
-
"PKK İLE TSK BİRLİKTE ÇALIŞIYOR“
"PKK İLE TSK BİRLİKTE ÇALIŞIYOR“
Bu sözler orduyu çok kızdıracak
-
BEN İŞKENCE ALTINDAYKEN O BALE YAPARDI
BEN İŞKENCE ALTINDAYKEN O BALE YAPARDI
"Zeynep Tanbay'ın hizmetçisiydim"
-
IRKÇI SARRAZİN’IN ARDINDAKİ TÜRK KİM
IRKÇI SARRAZİN’IN ARDINDAKİ TÜRK KİM
Ali Gülen yazdı
-
REFERANDUMDA MERAK EDİLENLERE CEVAP VERİYORUZ
REFERANDUMDA MERAK EDİLENLERE CEVAP VERİYORUZ
Kadın erkek eşit mi olacak
Engellilerin sorunu çözülecek mi
-
Saldırganı linç ettiler
Saldırganı linç ettiler
BDP'li Akın Birdal Bursa'daki miting sırasında bir kişinin yumruklu saldırısına uğradı. Meydandakiler tarafından dövülen kişiyi polis güçlükle kurtardı. Olayların büyümesi sonucu polis göstericilere gaz bombası attı.
En son eklenenler
- DEVLETLÛ’NUN GÖZYAŞLARI
- Şu palavraya bakın!!
- Hız limitini 110 km.'ye çıkartan Başbakan sürücülere yalvardı
- "Ben koyun değil Türk subayıyım"
- İstanbul'da Ramazan'da 3 haftada 50 intihar vakası
- Referandumda sandık güvenliği
- AKP'den TSK'ya 'sivil protokol' darbesi
- Arınç:'Aklı olmayanın dini yoktur!'
- Dünyanın 'muhalif' tek başbakanı!
- Bir Ramazan daha geçti
En çok okunanlar
- Erdoğan, Gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.
- 'Parçalanmış Cesetler Dosyası'
- Cumhuriyetimizi geri istiyoruz
- Hamdullah Efendi’nin Amerika Sergüzeşti
- VATAN'ın hapı ve "Sakıncalı gazeteci"
- Dinç Bilgin, Tuğba Özay ve Mustafa Balbay
- Domuz gribi paniği neden 11 Kasım’a kadar sürer
- Pasif Laiklik, Fatih Ürek ve Seren Serengil
- Tanrıça Themis ve “hep kahır...”
- Çongar’ı anlamak!
“Petrolun kontrolü ile bütün bölge ve kıtaları, gıdanın konrolüyle bütün insanları kontrol edebilirsiniz "
Henry Kissinger (Emperyalizmin önemli liderlerinden) - 1970


