Siyasi ve Askeri Andıç PDF Yazdır e-Posta
Orhan Bursalı tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 14 Eylül 2009 15:20

Orhan BursaliBekir Coşkun’un açıklamasından öğrendik ki iktidar sahipleri Aydın Doğana atılması gereken köşe yazarlarının listesini iletmiş. Hepsinin yazılarının grafiği çıkartılmış ve “yüzde kaçAKP aleyhtarlığı yaptıkları saptanmış. Bekir de listedeymiş ama liste başı değilmiş!

 

ORHAN BURSALI

Olayınarkasınabakarsak: Demek, iktidarın adamları, gazetelerde yorum ve haberlerinlehte, aleyhtediye çetelesini tutuyor. Sonra da bunu gazete sahiplerine fatura ediyor. Şüphesiz, haberleri AKP iktidarının kirli çamaşırlarını ortaya serme ve halkı etkileme derecesine göre de yıldızlıyorlardır!

Örneğin Deniz Feneri konusu 5 yıldızlı kötühaber olarak listese de yerini alıyordur…

***

Biliyorsunuz, asker 27 Şubat 1997 sürecinde 3-5 gazete yazarını andıçlamış(Birand, Çandar, Barlas..), yani haklarında bilgi notu tutularak gazete patronlarına gönderilmiş ve atılmaları istenmişti. Yıllarca bu konu üzerine kıyamet kopartıldı. Andıçlananlar, ayrıca bu sayede ünlerine ün kattılar, andıçlanmanın epey ticaretini yaptılar… Şimdi araştırma yaparken gördüm ki mesela O. Çalışlar da Andıçlanan Gazetecilik adıyla kitap bile yazmış!

Sabah patronu iki yazarı kapının önüne koyarken, Aydın Doğan kendisine gönderilen atılacak yazarlar listesini sumen altı etmişti.

Bekledim… Askerlerin yedikleri bu haltla, şimdi iktidarın yediği halt arasında bir paralellik kursunlar. Şüphesiz öncelikle, andıçlanan ünlü yazarların kendileri, sonra da bu asker andıçlaması üzerine yazıp çizen, bunun siyasi ve ticari pazarlamasını yapan diğer köşe yazarları!

Gördüğüm kadarıyla hiçbirinden ses çıkmadı. Örneğin C. Çandar, yazdığı yazılar hem de Doğan’ın iki gazetesinde ve internet sayfalarında aynı gün yayımlanan, ekranları da kendisine açılan o en ünlü büyük yazar, Kürt meselesinden fırsat bulup da henüz”, iktidarın Doğan’a gönderdiği liste üzerine bir şey yaz(a)mamış.. Şüphesiz, H. Cemal de, O. Çalışlar da yaz(a)mamış! M. Barlas da!

Demek bizi askerler şey ederse kötü, ama siyasi iktidar sizi şey ederse iyi! Bilinen bir olgu!

***

Kimbilir, elleri gitmemiştir! Listedeki yazarlarla en küçük bugün ve gelecek düşüncesini paylaşmadıkları için, onların atılmalarının ve seslerinin kısılmasının iyi olacağını bile düşünüyor olabilirler! Ne de olsa, atılacakların hepsi “askerci”, “Mustafa Kemal’i” seven, iktidara kesin muhalif kimselerdir! Üstüne üstlük “Ergenekonducurlar” bile!

Bu iktidar- Erdoğan destekçisi yazarlar, Doğan Grubu’nu bitirmek için Erdoğan iktidarının vergi denetimini, yasaları bile umursamadan, kafa uçuracak bir kılıç olarak kullanma cesareti karşısında, kıllarını kıpırdatmamışlardır! M. Barlas, eski hesaplara dalan ve neredeyse Doğan’ı suçlu çıkartan, mırın kırın eden bir yazı çiziktirmiştir! Ne ayıp!

Aydın Doğan, yarın ipini çekecek insanları bile koynunda beslemektedir. Dahası, Erdoğan’ın doğrudan adamını bile gazetesinde istihdam etmiş, o da “... eee Aydın Doğan, sen iyi insansın, ama yanındaki kızanların berbat, onlar seni bu duruma düşürdüler..” şeklinde yazarak, iktidarın balyozuyla Doğan’a vurmak cesaretini ve pervasızlığını göstermiştir. (*)

Bravo, tebrik ettim. Maaş ve köşeyle satın alınacak kimse olmadığını, her zaman iktidarın adamı olduğunu göstermiştir! Onların bu biadına hayranım! Ve bu biatlarını, efendileri iktidardan düştükten sonra da sürdürürler mi, izleyeceğim...

Hürriyet’te Çölaşan olayı gerçi tepki yaratmıştır. Bekir’e gelince, bir baskı hissini duyduğu için ayrıldığını ima etse bile (Akşam gazetesi), ortada büyük transfer ücreti söylentisi dolaştığı için, “ayrılmak zorunda bırakıldı” savının pek geçerli olduğunu söyleyemeyiz..

Özetle: Aydın Doğan Grubu, baskılara karşı dirençlidir, gözünü oyan/ oyacak kargalara bile gazetelerinde yer verecek “geniş yürekliliği” göstermektedir. Her ne sebeble olursa olsun! Şimdi iktidarın kendisine fatura ettiği kurbanlık listeyi de, bir onur belgesi olarak duvarına çerçeveletip asması beklenir! Bu belgenin altın yaldızlı çerçeveli birer “nüshasını”, iktidardan düştükten sonra sahiplerine postalamak üzere!

***

Şüphesiz, Doğan’ın pek çok konuda hükümeti ilgilendiren iş ilişkisi var. Petrol Ofisi’nin rafine kurmasına Erdoğan izin vermemiştir! Uğradığı büyük zararlar nedeniyle bazı yazarlarından rahatsızlık duyması, kendi açısından normaldir. Ama baskılar karşısında direncini de önemli ölçüde korumaktadır.

Aydın Doğan ve kızları, gazeteciliklerini hâlâ ön planda tutuyorlar!

Bu kesindir, eğer iktidarla iş ilişkilerini ön planda tutsalardı, şüphesiz iktidarın “yok edilmesi gereken bir nolu işadamı- medya patronu ve grubu” olma şerefine mazhar olmazlardı!

Yarın devam: Neden Susuyorlar?

(*) Bu kimsenin bir iktidar yanlısı medya grubuna yönetici olarak atanmasına rağmen, hâlâ orada yazması, yazdırılması gazetecilik ahlakıyla ne kadar blağdaşmaktadır? Aydın Doğan ve yöneticileri, iktidarın adamlarını işe ve maaşa bağlayarak ve üstelik başarısızları yükselterek, iktidarla arasında köprüler kurabileceğini sanıyorsa aldanıyor. Çünkü, bir çakallar ordusu ile karşı karşıyadır ve bunlar vahşi ormanda krallığı ele geçirmişlerdir! Canavar bütünü istemektedir!

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 Eylül 2009 15:25
 

Yorum ekle

Makalelere eklediğim içeriklerden tamamen ben sorumluyum. Eklediğim yorumların kişilik haklarına zarar vermeyeceğini taahhüt ederim.

Güvenlik kodu
Yenile


 

Google Arama

WebBağımsızGündem'de ara

Üye Girişi



Kimler Bağlı?

Şu anda 83 konuk çevrimiçi

Türkiye NATO'dan Çıkmalı mı?

Türkiye Nato'dan çıkmalı mı?

Basından Haber Özetleri