| 'Parçalanmış Cesetler Dosyası' |
|
|
|
|
Uluğ Kök Tengri'nin; sırf denemek için, İbrahim'e rüyasında "Oğlunu kes" dediğine, onun da oğluna "Allah seni kesmemi istedi ne yapayım?" diye sorduğuna, oğlunun da "Allahın emriyse kes bari baba!" dediğine, sonra da Tanrı'nın İbrahim'e "Seni denedim, aferim! Çocuğu bırak, al şu koçu kes" dediğine tartışmasız inanıyorsanız... Bu tevâtüre inanırken; Adli tıpta, katillerin bir kısmının "Hayalci katil" kategorisinde incelendiğini, 'Hayalci' (visionary) katillerin fantazisinin ya Tanrı'dan bir ses, ya cennet/cehennemden bir görüntü olduğunu, İbrahim'in oğlunu kesmeye kalkmasının "şizofren bir proje" olduğunu da aklınızın bir köşesine yazınız. İşkence ederek boğazlayacağınız elli kiloluk koyunun, şişman gövdenizi sırtında taşıyarak kıldan ince kılıçtan keskince bir köprüden geçirebileceğini aklınız kesiyorsa, tabii ondan önce, 'sırat köprüsü'nün varlığına inanıyorsanız, çocuğunuzun alnına sürdüğünüz kurban kanının çocuğunuzun enerjisini arttıracağına, kurbanın gücünün çocuğa geçeceğine, o kanla Kök Tengri'ye yakınlaşacağınıza, günahlarınızın affolunacağına iman ettiyseniz...Elli, yüz kiloluk koca hayvanları boğazlatmak için ya 'eli kesime yatkın biri'ni bulunuz, ya da kendiniz sıvayınız kolları. Canlıları işkenceyle katlederek Bayram kutlamaya kararlıysanız, birkaç hatırlatma daha yapmama da müsaade lütfen. Adli tıp istatistiklerine göre; Seri katillerin yüzde 77’si kurbanlarının vücudunu parçalara ayırır. Seri cinayet işleyenlerin büyük çoğunluğu, çocukluğunda hayvanlara eziyet etmiştir. Ve seri katillerin çoğu, geçmişte kasap, avcı, laboratuar görevlisi olarak çalışmıştır. 19ncu yüzyıl İngiliz mahkemelerinde, kasapların "meslekleri hayvan öldürmek, parçalamak olduğundan acıya karşı duyarsızlaşmışlardır" gerekçesiyle mahkeme jürisinde başkalarını yargılamalarına izin verilmezdi. Siz kesim için kasap ya da bıçak ararken bunu da bir yol hatırlatayım. Adli Tıp Uzmanı Dr. Bülent Şam'ın otopsilerden derlediği "Parçalanmış Cesetler Dosyası"nda; "Hayvan-insan anatomisi benzediğinden, katillerin disseksiyonu (ölüyü parçalara ayırma), adli tıp uzmanlarını şaşırtacak derecede cerrah titizliğiyle yaptıklarını" yazdığını da biliniz. Şüphesiz ki; birkaç kişi, kurbanınız olan hayvanı zorla yere yıktığınızda, kurbanınız ayaklanıp kaçmaya kalkınca baltayla bacaklarını kırdığınızda, çektiği acıdan gözleri yuvalarından fırlamış, inleyen, debelenen hayvanı zaptedebilmek için birkaç kişi hayvanın üstüne oturduğunuzda, kurbanın ayaklarını sıkıca bağladığınızda, acı çektirerek öldürmeden önce, ağırlığınızla hayvanın nefesini kestiğinizde, o hayvan gözünüze bir canlı değil, yenecek bilmemkaç kilo et olarak göründüğünde, kurbanınızı 'merhamet' gibi insani bir duyguya lâyık bulmaz noktaya geldiğinizde, herhangi bir seri katilden hiç bir farkınız yoktur. Seri katil için de kurbanı, "insan" değil, değersiz bir madde, bir parça ettir. Seri katil, tatmini, kurbanı fethetmek, zûlmetmek, sindirip baskı altına almak ve öldürmekte kişisel tatmin bulur. Siz de hayvanı fethedebilmek, ona üstünlüğünüzü gösterebilmek, sindirebilmek, dirençsiz bırakabilmek için seri katillerin yöntemini uygulamak zorundasınız. Ayaklarını bağlamalısınız. Kurbanınız acı içindeyken gözlerini de bağlamanız gerekir. Seri cinayetlerde de çoğu kez göz bağlama vardır. Katillerin çoğu, polise verdikleri ifadelerinde; göz bağlama işlemini "kurbanı sindirmek ve korkusunu arttırmak" yaptığını söylerler. Göz bağlamanın esas nedeninin, "kurbanı kişiliksizleştirmek (depersonalize)" onun canlı bir varlık olduğunu gözardı etmek olduğunu da söyleyelim. Üstüne oturup nefessiz bıraktığınız, acıdan çıldırmış hayvanın acısını daha da arttırmalı, kurban edebilmek için onu artık bir canlı olarak görmemelisiniz. Gözündeki acının, yalvarmanın sizi etkilemesine izin vermemelisiniz. Aynen seri cinayet işleyen katillerin yaptığı gibi. Hayvan kesebiliyorsanız, katillerle ortak noktalarınızdan biri de; acz içindeki kurbanları, 'merhamet gibi insani bir duyguya lâyık' görmemektir. Kurbanınızı kesmeye başlamadan evvel, yüzünü kıbleye çevirip tekbir de getireceksiniz değil mi? Bunu yaparken "İbrahim'in zamanında islamiyet mi vardı, kıble mi vardı, allahüekber mi vardı" diye düşünmek aklınıza gelmeyecek. İçinizdeki kasap ağır basacak. Çalacaksınız kör bıçağı acz içinde, savunmasız bıraktığınız koca hayvanın boğazına. Önce nefes borusunu, yemek borusunu ve şahdamarını keseceksiniz. Oluk gibi kan fışkıracak. Hayvan ölmeye henüz başlamışken kafasını geriye doğru kanırtacaksınız. Kanını akıtıp eti 'helâlize' edeceksiniz. Zinâyı, tecavüzü imam nikahıyla, soygunu, hırsızlığı 'zekât' kılıfıyla, faizi 'kâr payı' olarak helalize ettiğiniz gibi... Siz o kanları akıtırken, din uleması "Bayramlar gönülden gönüle sevgi akıtır" vaazları veriyor olacak. Oluk oluk caddelere, bahçelere akıttığınız kankırmızı sevginizi (!), vahşeti, belkemiğinde cinsel hazlar duyarak seyretmeyi öğrettiğiniz çoluk çocuğun alnına süreceksiniz. Kurbanınız olan hayvan, daha tam ölmemişken, titrerken, bacağından ters asıp derisini yüzmeye başlayacaksınız. Bu eziyet ederek öldürme ve parçalama ameliyesinin adına da 'ibadet' diyeceksiniz. Bir canlıyı parçalamayı; kurbanınız üzerinde hakimiyet kurmak değil de “yiyecek paylaşımı” adına savunacaksınız. "Cesede uyguladığı aşırı şiddetin, cesedi parçalamanın, seri katile hem cinsel tatmin, hemde egosuna psikolojik doygunluk verdiği"ne de kafayı takmayacağınızdan, kanlı yiyecek paylaşımı harekatınızla "cinsel tatmin"i bağdaştırmayacaksınız. Oysa, fantazi olmadan şiddetin gerçekleşemeyeceğini içten içe biliyorsunuz değil mi! Asteğmen Kubilay'ın başını kesenler gibi, seri katillerin çoğunun dindar ve düzenli ibadet eden insanlar olduğunu bildiğimizden, biz bu yıl da Kurban Bayramı’nı, potansiyel katillerle 'ilişik' keserek geçireceğiz...Bir de Mehmetçik Vakfı'na bağış için bir vesile olduğunu düşüneceğiz. Münevver Karabulut'u testereyle keserek öldürenlerin, son yıllarda bulunan tüm başsız cesetlerin katillerinin dindar ve düzenli ibadet eden insanlar olduğundan hiç kuşkumuz yok. Bu katillerden yakalanabileni, Kurban Bayramı'nda koğuştakilerle bayramlaşacak. Yakalanamayanı, bayram namazını cemaatle kıldıktan sonra, sevabına, konu komşunun kurbanını, belkemiğinde haz titremeleriyle kesecek. Ve siz gittikçe artan başsız ceset haberlerini hayretle izlemeye devam edeceksiniz. İçinizde "Bunlar iman eksikliğinden oluyor" diyen bile çıkacak.
Copyright © KiymetNadirBindebir Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|
Yazarlarımız
Yazarlarımız
|
Tanrıça Themis ve “hep kahır...” |
| Tuncay Mollaveisoğlu | |
|
Anayasa 74. madde-“Adaletin terazisi tezektense boptan olur gıramı” |
| Kıymet Nadir Bindebir | |
|
Müslüman Kalvinistler ve AKP zulmü |
| Arslan Bulut | |
|
Kürt kanı diyor, Türk Milleti diyemiyor! |
| Sabahattin Önkibar | |
|
Bir Yurtsevere Mektup (58) |
| Ümit Zileli | |
|
Emretme komutanım! |
| Altemur Kılıç | |
|
Şu Benim Ermeni Meselem… |
| Selma Erdal | |
|
Papatyalıktan Kasımpatılığa |
| Mine Kırıkkanat | |
|
AKLI BAŞINDA ÜLKELER GDO’YU TERK EDİYOR |
| Ahmet Atalık | |
|
Tatil dediğin 11 Eylül'de bitmeli!.. |
| Cem Özbatur | |
|
Cumhurbaşkanı ve Telekom |
| Rıfat Serdaroğlu | |
Konuk Yazarlar
Konuk Yazarlarımız
|
Cumhuriyetimizi geri istiyoruz |
| Nihat Genç | |
|
Vapurun dümeni |
| Melih Aşık | |
|
Deniz Feneri oldu medüz! |
| Necati Doğru | |
|
Ankara-Moskova İlişkileri Nereye Gidiyor? |
| Erol Manisalı | |
|
Hukukçu ve Anayasa |
| Orhan Bursalı | |
|
MÜZİK-PARA-2010- VE AYDINLANAMAYAN TÜRKİYE ÜZERİNE. |
| Fazıl Say | |
|
Kabile demokrasisi!.. |
| Hulki Cevizoğlu | |
|
ÇANAKKALE SAVAŞINDA YARALANMA VE HASTALIKLAR |
| Aydın Ayhan | |
|
GAFLET VE DALÂLET |
| Suay Karaman | |
|
BİR SİLİVRİ DURUŞMASINDAN... |
| Ömer Sadun OKYALTIRIK | |
Ne Yazmışlar?
NE YAZMIŞLAR?
|
Siyaset ile yargı karşı karşıya gelirse... |
| Fehmi Koru | |
|
PKK silah bıraksın, siyaset yapsın (1) |
| Şahin Alpay | |
|
Anayasa değişikliği ile neyi düzelteceğiz? |
| Mümtazer Türköne | |
|
İstihbarat savaşı |
| Şamil Tayyar | |
|
İran Anayasası’nda 12 Eylül |
| Mehmet Altan | |
|
Uzakta bir hülya: Demokrat zihniyet... |
| Ali Bayramoğlu | |
|
Anayasa taslağı, AKP’nin erken seçimine döndü |
| Mehmet Ali Birand | |
|
Başbakan’a sorular… |
| Cengiz Çandar | |
Google Arama
Üye Girişi
Menü
Kimler Bağlı?
Şu anda 83 konuk çevrimiçiTürkiye NATO'dan Çıkmalı mı?
Basından Haber Özetleri
-
Şimdi de Saylan'ın dizisini hedef aldılar
Şimdi de Saylan'ın dizisini hedef aldılar
Ergenekon operasyonu kapsamında ölümünden kısa bir süre önce gözaltına alınan, gerici medya ve hükümet tarafından hedef gösterilen Türkan Saylan'ın şimdi de hayatını konu alan televizyon dizisine saldırılıyor.
-
Dursun Çiçek ölüm orucunu bırakıyor
Dursun Çiçek ölüm orucunu bırakıyor
İrticayla Mücadale Eylem Planı'nı yazdığı iddiasıyla 4 aydır tutuklu bulunan Kurmay Albay Dursun Çiçek, cezaevinde başladığı ölüm orucunu bırakıyor. Durumu kötüleşen ve revire kaldırılan Çiçek, "İftar sonrası ölüm orucunu bırakacağım" şeklinde açıklamada bulundu.
-
Serdar Öztürk'ten 4 hakime suç duyurusu
Serdar Öztürk'ten 4 hakime suç duyurusu
İkinci Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Serdar Öztürk, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ile Hasan Hüseyin Özese'nin de aralarında bulunduğu 4 hakim hakkında suç duyurusunda bulundu.
-
'İktidar bir korku toplumu yaratıyor'
'İktidar bir korku toplumu yaratıyor'
CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay, büyük bir bölümüyle yazılı ve görsel yayın organlarının, Başbakan'ın, bakanların, hükümet yanlısı bazı kişi ve kuruluşların görüşlerini yayımlayan özel bültenlere dönüştüğünü ileri sürdü.
-
İzmir'de banka soygunu
İzmir'de banka soygunu
İzmir'in Karşıyaka ilçesinde bulunan bir bankanın Yalı Şubesine müşteri gibi gelen kişi, öğle tatilinde bankanın tenhalaşmasından yararlanarak, silahlı soygun yaptı.
-
BU SANSÜRLENEN 9. YAZIMDI, ARTIK YETER DEDİM
BU SANSÜRLENEN 9. YAZIMDI, ARTIK YETER DEDİM
Vatan’ın yazılarına son verdiği Mine Kırıkkanat Odatv’ye konuştu...
-
VATAN YİNE YANLIŞ YAPTI
VATAN YİNE YANLIŞ YAPTI
Bu bir Odatv.com analizidir...
-
ERDOĞAN KILIÇDAROĞLU’NA KERBELA’YI MI UYGUN GÖRDÜ
ERDOĞAN KILIÇDAROĞLU’NA KERBELA’YI MI UYGUN GÖRDÜ
Bu olay akıllara Kerbela Savaşı’nı akla getiriyor
-
BAZI ŞEYLER BANA YALAN GELİYOR… SUÇ MU
BAZI ŞEYLER BANA YALAN GELİYOR… SUÇ MU
Fazıl Say yazdı
-
FETHULLAH GÜLEN HANGİ DARBE GİRİŞİMİNE KATILDI
FETHULLAH GÜLEN HANGİ DARBE GİRİŞİMİNE KATILDI
Üstelik ceza bile aldı...
En son eklenenler
- 12 Eylül mağduru bilim insanları HAYIR demeye çağırıyor
- 'İleri demokrasi'nin ayak sesleri
- KKTC'nin referandum tahmini yüzde 53 HAYIR
- 'Sanki Güvenpark'ta dinleme aracı var'
- Cumhurbaşkanı ve Telekom
- Anayasa 74. madde-“Adaletin terazisi tezektense boptan olur gıramı”
- KPSS'de vurgun mu Fethullah tarikatı mıi?
- "Tarihin hangi döneminde Müslümanlık ve hırsızlık bu kadar yan yana geldi?"
- Referandum ustası, Gavur İzmir
- “Sivil diktatörlüğe gidiyoruz…”
En çok okunanlar
- Erdoğan, Gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.
- 'Parçalanmış Cesetler Dosyası'
- Cumhuriyetimizi geri istiyoruz
- Hamdullah Efendi’nin Amerika Sergüzeşti
- VATAN'ın hapı ve "Sakıncalı gazeteci"
- Dinç Bilgin, Tuğba Özay ve Mustafa Balbay
- Domuz gribi paniği neden 11 Kasım’a kadar sürer
- Pasif Laiklik, Fatih Ürek ve Seren Serengil
- Tanrıça Themis ve “hep kahır...”
- Çongar’ı anlamak!
“Petrolun kontrolü ile bütün bölge ve kıtaları, gıdanın konrolüyle bütün insanları kontrol edebilirsiniz "
Henry Kissinger (Emperyalizmin önemli liderlerinden) - 1970


