İktidarlar yargı ile oynar mı? (1)

suheyl_batumFransızlar da şu anda bizimkine benzer bir sorunla karşı karşıya. Sarkozy yönetimi, çok uzun bir zamandan beri “yargı ile oynamaya” çalışıyor. İtalya’da da bu oldu.

Hatırlayın Berlusconi, kendisini yargı önüne gitmekten kurtarmaya çalışan bir yasayı çok uzun süren tartışmalar sonucunda Parlamento’da kabul ettirmişti. Üstelik kendisini yargıdan kurtaran bu yasa için, “milli irade böyle istedi, karar verdi” diyordu. Ama Anayasa Mahkemesi, kişiye özgü bu yasayı iptal edince, şimdilik istek rafa kalktı.

Fransa’da da benzer tartışmalar Sarkozy iktidara geldiğinden beri yaşanıyor. Yandaş yargıç yaratma tartışmaları, Sarkozy’nin istediği bir kişinin Nanterre savcısı olarak atanması ile devam etti. Clearstream davasında eski Başbakan Villepin’in beraati sonrasında, bu kararın, Paris Başsavcısı tarafından temyiz edilmesi ile alevlendi. Ama tabii orada “yandaş basın” gibi kavramlar daha yerleşmediğinden ve daha da önemlisi, Fransa’da bizimkine benzer “liberal(!) aydın(!)” bulabilmek mümkün olmadığından, üstelik ahlak, namus gibi kavramlar daha önemini yitirmediğinden, tam anlamı ile “yargı ile oynamak” mümkün olmadı.

***

Son olarak da, Sarkozy’nin istediği, Adalet Bakanlığı’nın 2 Mart günü açıkladığı “Ceza Muhakemesi Yasa tasarısı” da bu tartışmaları yeniden başlattı. Binlerce yargıç ve avukat, yasayı protesto etmek için, sendikaların çağrısı üzerine 9 Mart günü sokağa döküldü. 11 Mart tarihli Le Monde gazetesi, bu önemli gelişmeyi konu alan haberde, yargıçlarla konuşmuş. Sokağa dökülen yargıçlar, yasayı neden protesto ettiklerini ve neden “savunma haklarına saldırı” olarak gördüklerini açıklamışlar. Başlıca neden şu; yasa tasarısı, soruşturmalarda “sorgu yargıcını” kaldırıyor ve bundan böyle tüm yetki ve sorumluluğu savcılar ile polislere bırakıyor. Yargıçların temelde eleştirdikleri ve protesto ettikleri konuların başında da bu geliyor; “tüm soruşturmaları, tamamı ile, yürütmeye bağlı olan savcıların ve polisin ellerine bırakmak, yürütmenin adalet mekanizmasına el koyması anlamına gelir”. İşte yargıçlar böyle diyor ve protesto ediyorlar.

***

Düşünün, “soruşturmaların tamamen polislere ve savcılara bırakılması, adalet mekanizmasını zedelermiş.” Böyle diyorlar. Kimler diyor? Fransız yargıçları ve avukatları.

Bir de bizde olanları düşünün. Sadece polis raporları ve tabii bir de gizli tanıklar aracılığı ile hazırlanan iddianameler. İsimsiz ihbarlar ve savcıların bu ihbarları ciddiye alması, bırakın cidiye almayı, inanması ile dinlenen telefonlar, teknik izlemeler.

Türkan Saylan’ın evinin savcılar tarafından hangi gerekçelerle ve nasıl arattırıldığını, sonra bu arama kararının, 72 milyon kişinin aranabileceği genişlikte bir arama kararı olduğu ortaya çıkınca, savcıların “kusura bakmayın, polisler istedi, bu nedenle böyle oldu” biçimindeki savunmalarını hatırlayın. Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Ergun Poyraz gibi gazetecilerin, Mehmet Haberal, Fatih Hilmioğlu gibi aydınların, pırıl pırıl gencecik teğmenlerin, PKK ile mücadele etmiş subayların, Adil Serdar Saçan gibi gencecik görevlilerin, sadece polis tutanaklarına ve gizli tanıkların ifadelerine dayalı olarak yargılandıklarını ve 33 aydır, 18 aydır, 12 aydır tutuklu bulunduklarını da hatırlayın.

Ama benim kanaatim, Fransız yargıçları, ne hukuktan ne adaletten anlıyor. Neden mi? Efendim, savcı ve polisin tek yetkili olması adaleti zedelermiş. Yok daha neler... Yoksa bunlar, Sayın Başbakanımızın “ben Ergenekon’un savcısıyım, bırakın yargı kararını verecek, bekleyin” dediğini bilmiyorlar mı? Herhalde... Yoksa Sayın Başbakanımızın üstün hukuk bilgisinden yararlanmayı düşünmezler miydi? Söylediklerine itibar etmezler miydi?

Haftaya bir de AKP’nin “mutlaka yapacağız” dediği yargı reformunu(!) değerlendirelim. Sakın “mutlaka yapacağız” derken “yapmak zorundayız” diyor olmasınlar... Bakalım bir...

Süheyl Batum

 

Yorum ekle

Makalelere eklediğim içeriklerden tamamen ben sorumluyum. Eklediğim yorumların kişilik haklarına zarar vermeyeceğini taahhüt ederim.

Güvenlik kodu
Yenile


 

Google Arama

WebBağımsızGündem'de ara

Üye Girişi



Kimler Bağlı?

Şu anda 88 konuk çevrimiçi

Türkiye NATO'dan Çıkmalı mı?

Türkiye Nato'dan çıkmalı mı?