Facebook'ta paylaş
Direniş!.. PDF Yazdır e-Posta

mehmet_faracPKKnin askeri kanadı 1984 yılından bu yana Kuzey Irak ve Güneydoğu kırsalında eylemler yapıyor.

Terör grupları oluşturulurken adı Arteşa Rızgariya Gele Kürdistan - ARGK yani Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu olarak saptanmıştı.

Bu yapılanma son yıllarda Hezen Parastına Gel - HPG yani Halk Savunma Güçleriolarak faaliyet gösteriyor. HPG çeşitli eylem birimlerini kapsıyor. Bu birimlerin başında kırsalda 10 ile 20 yıl arasında faaliyet gösteren Nurettin Sofi, Zozan Çevlik, Şahin Cilo, Zaho Zagros, Tekoşer Şemzinan, Ali Haydar Dersim ve Rızgar Ersi gibi üst düzey PKKliler de bulunuyor.

Bu kişiler Güneydoğu kırsalı ile Kuzey Irak, İran ve Suriyedeki silahlı militanları yönlendiriyor. PKKnin 6 bin civarındaki militanını bünyesinde barındıran HPGnin başında ise Anakarargâh komutanı olarak nitelendirilen Suriyeli Nurettin Sofi bulunuyor.

Bu militan, PKKye silah bıraktırılmasının tartışıldığı bir süreçte çok ilginç açıklamalar yaptı. Sofi, örgütün ajansına verdiği demeçte bırakın silah bırakmayı, direniş hazırlığıiçinde olduklarını bile itiraf etti!

İşte AKPliler Kürt açılımı tartışmalarında havanda su dövmeye devam ederken binlerce teröristi yöneten Sofinin tehdit içeren açıklamaları:

Biz 13 Nisandan (2009) bu yana eylemsizlik içinde olduk. İyi niyetimizi göstermek için dağdan arkadaşlarımızı gönderdik. Peki, Türkiye nasıl yaklaştı? PKKnin tasfiyesi... Bu zihniyet var olmasına rağmen biz silah mı bırakacağız? Bu mümkün değildir. Tersini söylemek daha doğru olur; bu zihniyete karşı amansız bir direniş içerisine girmek gerekiyor ve biz bunun hazırlığı içindeyiz.

Deklarasyon!..

Nurettin Sofinin direniş hazırlığı açıklamasından üç gün önce Kürt hareketinin çatı örgütü (Koma Civaken Kurdistan - KCK) yani Kürdistan Topluluklar Birliği bir deklarasyon açıklamıştı. Demokratik Çözüm ve Barış Deklarasyonuyla ilgili açıklamayı KCKyi yöneten Murat Karayılan yapmıştı.

Karayılan, Kürt sorununda kalıcı çözümün gelişmesi, toplumsal uzlaşmanın sağlanması için üç temel ilkenin esas alınmasını bir çözüm anahtarı olarak açıklamış, ilkeleri ise şöyle sıralamıştı:

Hiçbir kimliğin egemen ve ayrıcalıklı olmadığıdemokratik ulus’, hiçbir toplumun yaşadığı ülke yok sayılmadan bütün toplulukların üstünde yaşadığıdemokratik vatan’ ve toplumların ulusal ve siyasal haklarının demokrasi içinde tanındığıdemokratikCumhuriyet.

Peki, bu ilkelerin yaşama geçirilmesi için ne yapılması gerekiyormuş?.. KCK yöneticisi Karayılan bu kapsamda dört isteği de şöyle duyurmuştu:

Askeri ve siyasi operasyonlara son verilmesi. Tüm Kürt siyasetçilerin hemen serbest bırakılması. Öcalanın ilk adım olarakev hapsi gibi bir statüde kalmasının sağlanması. Demokratik çözüm için taraflar arasında müzakerelere başlanması.”

Karayılan dün yaptığı açıklamada ise deklarasyona yanıt verilmemesinin savaş kararıanlamına geleceğini söyledi!..

Ayrışma!..

PKK cephesinde bunlar yaşanırken, Kürt siyasetinin legal kanadı ise örgütle masaya oturulması konusunda Avrupa ülkelerinde lobi faaliyetleri yapıyor.

Bu çalışmaların etkisi 3 Şubatta Avrupa Parlamentosunda düzenlenen 6. Kürt Konferansının açılışında da dışavurdu. Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) Başkanı Kariane Westrheim, PKK ile masaya oturulması gerektiğini söyledi.

Westrheimin bu konuşmayı yapmasından üç gün sonra BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Reuters haber ajansına bir demeç verdi. Demirtaş, Kürt sorununun çözüm sürecine dahil olabileceklerini, ancak silah bırakmayla ilgili konuların hükümet ile PKK arasında görüşülmesi gerektiğini açıkladı.

Demirtaşın bundan sonraki sözleri ise daha da dikkat çekiciydi. PKK halktır, dikkate alınmalıdır, irademiz Öcalandırdiyen BDP tabanının aksine Demirtaş, PKK bizden ayrı bir yönetim mekanizmasına sahip. Söyleyecek bir sözleri varsa, söylerler. Biz eğer bir şeylerin sesi olacaksak, BDPnin sesi oluruz demişti! Demirtaş, Reuters muhabirine partisi ile PKK arasına mesafe koyacağınıda ifade etmişti.

Peki, BDP lideri durup dururken PKKden niçin uzaklaşmıştı?.. Sorunun yanıtı için Öcalanın 27 Ocakta avukatlarına söylediği talimat niteliğindeki şu sözlerini okumak yetiyor:

Daha önce birçok parti kapatıldı. Bu yenisi olmamalıdır. Tekrar uyarıyorum; PKKnin sözcüsü olmak falan deyip partiyi kapatıyorlar. PKK yasadışı silahlı bir örgüttür. Ama BDP der ki, Biz sorunlarımızı Meclis aracılığıyla çözmek istiyoruz’. Bu ayrımı iyi koymak gerekir. PKKnin sözcülüğü söz konusu değildir. Eğer gerekli görülürse BDP aracılık üstlenebilir. Ancak şimdiden bu biçimiyle kimsenin sözcüsü değildirler. Sonuçta PKK ile BDP arasında bir bağ olması mümkün de değil, mantıklı da değil. BDPnin örgütlenmesi de bu çerçevede düşünülmelidir.

Ve Hedef!..

PKK, BDP ve Öcalan üçgeninde işte bunlar yaşanıyor... Tüm bu gelişmeleri yorumlarken de ortaya şöyle bir tablo çıkıyor:

Kürt hareketinin legal ve illegal kanadı Kürt açılımıtartışmalarını bir yana bırakıp tek bir hedefe kilitlenmiştir. Üstelik bu nihai hedefe ulaşabilmek için direnişhazırlığı da sessizce yürütülmektedir.

PKK bir yandan şiddeti dayatma yöntemi olarak kullanma stratejisinde kararlı olduğunu belirtirken diğer yandan da devletle masaya oturmak konusunda ısrar etmeye başlamıştır.

Üstelik örgüt masanın bir ucuna kesinlikle Öcalanın oturması için de uluslararası düzeyde altyapı oluşturmaktadır. Öcalanın iki aşamalı bir planla serbest bırakılması hedefinin ilk etabı Karayılanın da açıkladığı ev hapsi seçeneğidir!..

Üçüncü yazıda da vurgulandığı gibi, Öcalanın PKK ve BDP üzerindeki etkisi giderek artmaktadır. Öcalan bir yandan örgütle BDP arasına mesafe koyulmasını isterken diğer yandan BDPyi çeşitli etnik gruplar ve fraksiyonları bir arada tutacak bir çatı partisine dönüştürmeyi tasarlamaktadır.

Tüm bu satırların özüne gelince; PKK de Öcalan da devletle masaya oturma konusunda BDPyi aracı ilan etmiştir. Kürt siyasetinin tüm unsurlarına göre masadaki muhatap Öcalandır!.. Çatı partisi de ev hapsinden sonra siyasete girmeyi düşleyen Öcalana hazırlanmaktadır!..

Mehmet Faraç

Cumhuriyet 09.02.2010

 

Yorum ekle

Makalelere eklediğim içeriklerden tamamen ben sorumluyum. Eklediğim yorumların kişilik haklarına zarar vermeyeceğini taahhüt ederim.


Tuncay Mollaveisoğlu Kitapları

GüveGÜVE

Bu kitaptaki olaylar ve adı geçen kişiler gerçektir. Yolsuzluklar, devletin gizli arşivlerindeki raporlara dayanılarak yazılmıştır.

Tuncay Mollaveisoğlu, zoru kolay kılan ender araştırmacılardan biri. Eline aldığı konuyu herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir şekle sokmakta çok mahir bir kalem.

Devamını oku...

Boz - Yap OyunuBOZ - YAP OYUNU

'Boz - Yap Oyunu' uluslararası ve hükümetler üstü güçlerin Türkiye ve dünya üzerindeki 'kumpanya'sını anlatıyor. Yazar kimi zaman parçaları okuyucunun bütünlemesine bırakıyor, kimi zaman kendisi birleştiriyor.

Devamını oku...

Görünmez HoldingGÖRÜNMEZ HOLDİNG

"Bu kitap mutlaka okunmalı. Ülkemizi yoksullaştıran yolsuzlukları herkesin anlayabileceği yalınlıkta kaleme alan Tuncay Mollaveisoğlu yine çok önemli bir çalışmaya imza attı.

Devamını oku...

Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda

Adına “Ilımlı İslam” denilen ABD güdümündeki İslamcı bir devlet modeli Türkiye'ye ısrarla giydirilmeye çalışılıyor.

Devamını oku...
 

Google Arama

WebBağımsızGündem'de ara

Unutturulmaya Çalışılan Gündem

akp_mini

BOP çerçevesinde, ABD ve İsrail kışkırtmalı "Yeni Osmanlıcılık" görüntüsü altında "Ortadoğu Birleşik Devletleri"nin (Büyük İsrail) kurulmakta olduğu

akp_mini

4C Yasası ile emekçinin köleleştirilmek istenmesi

akp_miniPKK Açılımı

akp_miniErmeni Açılımı

akp_miniTeğet değil, delip de geçmek bilmeyen ekonomik kriz

akp_miniABD'nin İran ve Afganistan için TSK'dan muharip asker istemesi

akp_miniHer geçen gün işsizler ordusuna yeni katılan emekçi ve esnaf

akp_miniOluşturulmaya çalışılan çoğunluk diktası

akp_miniDevlet kadroları içinde cemaat yapılanmasının müthiş boyutu

akp_miniCemaat - CFR/CIA  bağlantıları

akp_miniMuhalif aydınların içeride olması

akp_miniYolsuzlukların örtülemeyecek boyutlarda olması

akp_miniÜretim araçlarının, finans kuruluşlarının yabancılaştırılması

akp_miniOkul bina ve arazilerinin bile "babalar gibi" satılmak istenmesi

akp_miniGemicikler, villacıklar, şirketcikler

İşte farklı gündemler ile halkın gözünden kaçırılan durum bu.

Üye Girişi


Reklam
Bağımsız Dergi'nin yeni sayısını aldınız mı? Bağımsız Dergi ile iletişim kurmak için tıklayınız

Türkiye NATO'dan Çıkmalı mı?

Türkiye Nato'dan çıkmalı mı?

Basından Haber Özetleri