| Direniş!.. |
|
|
|
|
Terör grupları oluşturulurken adı “Arteşa Rızgariya Gele Kürdistan - ARGK” yani “Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu” olarak saptanmıştı. Bu yapılanma son yıllarda “Hezen Parastına Gel - HPG” yani “Halk Savunma Güçleri” olarak faaliyet gösteriyor. HPG çeşitli eylem birimlerini kapsıyor. Bu birimlerin başında kırsalda 10 ile 20 yıl arasında faaliyet gösteren Nurettin Sofi, Zozan Çevlik, Şahin Cilo, Zaho Zagros, Tekoşer Şemzinan, Ali Haydar Dersim ve Rızgar Ersi gibi üst düzey PKK’liler de bulunuyor. Bu kişiler Güneydoğu kırsalı ile Kuzey Irak, İran ve Suriye’deki silahlı militanları yönlendiriyor. PKK’nin 6 bin civarındaki militanını bünyesinde barındıran HPG’nin başında ise “Anakarargâh komutanı” olarak nitelendirilen Suriyeli Nurettin Sofi bulunuyor. Bu militan, PKK’ye silah bıraktırılmasının tartışıldığı bir süreçte çok ilginç açıklamalar yaptı. Sofi, örgütün ajansına verdiği demeçte bırakın silah bırakmayı, “direniş hazırlığı” içinde olduklarını bile itiraf etti! İşte AKP’liler “Kürt açılımı” tartışmalarında havanda su dövmeye devam ederken binlerce teröristi yöneten Sofi’nin tehdit içeren açıklamaları: “Biz 13 Nisan’dan (2009) bu yana eylemsizlik içinde olduk. İyi niyetimizi göstermek için dağdan arkadaşlarımızı gönderdik. Peki, Türkiye nasıl yaklaştı? PKK’nin tasfiyesi... Bu zihniyet var olmasına rağmen biz silah mı bırakacağız? Bu mümkün değildir. Tersini söylemek daha doğru olur; bu zihniyete karşı amansız bir direniş içerisine girmek gerekiyor ve biz bunun hazırlığı içindeyiz.” Deklarasyon!.. Nurettin Sofi’nin “direniş” hazırlığı açıklamasından üç gün önce Kürt hareketinin çatı örgütü (Koma Civaken Kurdistan - KCK) yani “Kürdistan Topluluklar Birliği” bir deklarasyon açıklamıştı. “Demokratik Çözüm ve Barış Deklarasyonu”yla ilgili açıklamayı KCK’yi yöneten Murat Karayılan yapmıştı. Karayılan, “Kürt sorununda kalıcı çözümün gelişmesi, toplumsal uzlaşmanın sağlanması için üç temel ilkenin esas alınmasını bir çözüm anahtarı olarak” açıklamış, “ilke”leri ise şöyle sıralamıştı: “Hiçbir kimliğin egemen ve ayrıcalıklı olmadığı ‘demokratik ulus’, hiçbir toplumun yaşadığı ülke yok sayılmadan bütün toplulukların üstünde yaşadığı ‘demokratik vatan’ ve toplumların ulusal ve siyasal haklarının demokrasi içinde tanındığı ‘demokratik’ Cumhuriyet.” Peki, bu “ilkeler”in yaşama geçirilmesi için ne yapılması gerekiyormuş?.. KCK yöneticisi Karayılan bu kapsamda dört isteği de şöyle duyurmuştu: “Askeri ve siyasi operasyonlara son verilmesi. Tüm Kürt siyasetçilerin hemen serbest bırakılması. Öcalan’ın ilk adım olarak ‘ev hapsi’ gibi bir statüde kalmasının sağlanması. Demokratik çözüm için taraflar arasında müzakerelere başlanması.” Karayılan dün yaptığı açıklamada ise deklarasyona yanıt verilmemesinin “savaş kararı” anlamına geleceğini söyledi!.. Ayrışma!.. PKK cephesinde bunlar yaşanırken, Kürt siyasetinin legal kanadı ise örgütle masaya oturulması konusunda Avrupa ülkelerinde lobi faaliyetleri yapıyor. Bu çalışmaların etkisi 3 Şubat’ta Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 6. Kürt Konferansı’nın açılışında da dışavurdu. Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) Başkanı Kariane Westrheim, “PKK ile masaya oturulması” gerektiğini söyledi. Westrheim’in bu konuşmayı yapmasından üç gün sonra BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Reuters haber ajansına bir demeç verdi. Demirtaş, “Kürt sorununun çözüm sürecine dahil olabileceklerini, ancak silah bırakmayla ilgili konuların hükümet ile PKK arasında görüşülmesi gerektiğini” açıkladı. Demirtaş’ın bundan sonraki sözleri ise daha da dikkat çekiciydi. “PKK halktır, dikkate alınmalıdır, irademiz Öcalan’dır” diyen BDP tabanının aksine Demirtaş, “PKK bizden ayrı bir yönetim mekanizmasına sahip. Söyleyecek bir sözleri varsa, söylerler. Biz eğer bir şeylerin sesi olacaksak, BDP’nin sesi oluruz” demişti! Demirtaş, Reuters muhabirine “partisi ile PKK arasına mesafe koyacağını”da ifade etmişti. Peki, BDP lideri durup dururken PKK’den niçin uzaklaşmıştı?.. Sorunun yanıtı için Öcalan’ın 27 Ocak’ta avukatlarına söylediği talimat niteliğindeki şu sözlerini okumak yetiyor: “Daha önce birçok parti kapatıldı. Bu yenisi olmamalıdır. Tekrar uyarıyorum; ‘PKK’nin sözcüsü olmak’ falan deyip partiyi kapatıyorlar. PKK yasadışı silahlı bir örgüttür. Ama BDP der ki, ‘Biz sorunlarımızı Meclis aracılığıyla çözmek istiyoruz’. Bu ayrımı iyi koymak gerekir. PKK’nin sözcülüğü söz konusu değildir. Eğer gerekli görülürse BDP aracılık üstlenebilir. Ancak şimdiden bu biçimiyle kimsenin sözcüsü değildirler. Sonuçta PKK ile BDP arasında bir bağ olması mümkün de değil, mantıklı da değil. BDP’nin örgütlenmesi de bu çerçevede düşünülmelidir.” Ve Hedef!.. PKK, BDP ve Öcalan üçgeninde işte bunlar yaşanıyor... Tüm bu gelişmeleri yorumlarken de ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Kürt hareketinin legal ve illegal kanadı “Kürt açılımı” tartışmalarını bir yana bırakıp tek bir hedefe kilitlenmiştir. Üstelik bu nihai hedefe ulaşabilmek için “direniş” hazırlığı da sessizce yürütülmektedir. PKK bir yandan şiddeti dayatma yöntemi olarak kullanma stratejisinde kararlı olduğunu belirtirken diğer yandan da devletle masaya oturmak konusunda ısrar etmeye başlamıştır. Üstelik örgüt masanın bir ucuna kesinlikle Öcalan’ın oturması için de uluslararası düzeyde altyapı oluşturmaktadır. Öcalan’ın iki aşamalı bir planla serbest bırakılması hedefinin ilk etabı Karayılan’ın da açıkladığı “ev hapsi” seçeneğidir!.. Üçüncü yazıda da vurgulandığı gibi, Öcalan’ın PKK ve BDP üzerindeki etkisi giderek artmaktadır. Öcalan bir yandan örgütle BDP arasına mesafe koyulmasını isterken diğer yandan BDP’yi çeşitli etnik gruplar ve fraksiyonları bir arada tutacak bir “çatı partisi”ne dönüştürmeyi tasarlamaktadır. Tüm bu satırların özüne gelince; PKK de Öcalan da devletle masaya oturma konusunda BDP’yi “aracı” ilan etmiştir. Kürt siyasetinin tüm unsurlarına göre masadaki “muhatap” Öcalan’dır!.. “Çatı partisi” de “ev hapsi”nden sonra siyasete girmeyi düşleyen Öcalan’a hazırlanmaktadır!.. Mehmet Faraç Cumhuriyet 09.02.2010 |
Tuncay Mollaveisoğlu Kitapları
Yazarlarımız
Yazarlarımız
|
Komutanların suçlarını açıklıyorum! |
| Tuncay Mollaveisoğlu | |
|
Acılı Tarihin Kadınları... |
| Hikmet Çetinkaya | |
|
‘Refakatçi’ yazardan ebegümeci lâpası |
| Kıymet Nadir Bindebir | |
|
GS, FB ve BJK’nin Kıymetlerini Bilelim |
| Ali SİRMEN | |
|
ABD’nin derdi, Osmanlı bayrağı! |
| Arslan Bulut | |
|
IMF - Yeni kriz - Türkiye |
| Esfender Korkmaz | |
|
İrticayla Mücadele Suç mu Oldu? |
| Emre Kongar | |
|
Başbuğ, kendini kurtarmak için boyun mu eğdi? |
| Sabahattin Önkibar | |
|
‘Ordu Yenildi!..’ |
| Ümit Zileli | |
|
Merhamet mi, gaflet mi? |
| Altemur Kılıç | |
|
Sıkıldım Artık… |
| Selma Erdal | |
|
Osmanlı’nın mirası ile kirası |
| Mine Kırıkkanat | |
|
AKLI BAŞINDA ÜLKELER GDO’YU TERK EDİYOR |
| Ahmet Atalık | |
Konuk Yazarlar
Konuk Yazarlarımız
|
Cumhuriyetimizi geri istiyoruz |
| Nihat Genç | |
|
Virüslü sınav! |
| Melih Aşık | |
|
Deprem alttan vurunca üstten beyinleri açmalıydı! |
| Necati Doğru | |
|
Soykırım Tasarısı ve 1 Mart Tezkeresi |
| Erol Manisalı | |
|
Kadın Kadının Dostudur |
| Orhan Bursalı | |
|
MÜZİK-PARA-2010- VE AYDINLANAMAYAN TÜRKİYE ÜZERİNE. |
| Fazıl Say | |
|
Eğri cetvelden doğru çizgi çıkar mı? |
| Hulki Cevizoğlu | |
|
TRAK - Bir deniz faciası |
| Aydın Ayhan | |
|
SKANDAL |
| Suay Karaman | |
|
Hukuk Adına Herkesten Özür Diliyorum! |
| Ömer Sadun OKYALTIRIK | |
Ne Yazmışlar?
NE YAZMIŞLAR?
|
Çoğu gitti, azı kaldı |
| Fehmi Koru | |
|
PKK silah bıraksın, siyaset yapsın (1) |
| Şahin Alpay | |
|
Ordunun objektif ve subjektif denetimi |
| Mümtazer Türköne | |
|
Şamar oğlanına döndü |
| Şamil Tayyar | |
|
Merkez Ankara büroları mı? |
| Mehmet Altan | |
|
Yeni demokratlara reçete... |
| Ali Bayramoğlu | |
|
Ermeni Protokolü elimizdeki en güçlü karttır… |
| Mehmet Ali Birand | |
|
İçte-dışta tıkanıklık... |
| Cengiz Çandar | |
Google Arama
Unutturulmaya Çalışılan Gündem
![]()
BOP çerçevesinde, ABD ve İsrail kışkırtmalı "Yeni Osmanlıcılık" görüntüsü altında "Ortadoğu Birleşik Devletleri"nin (Büyük İsrail) kurulmakta olduğu
![]()
4C Yasası ile emekçinin köleleştirilmek istenmesi
PKK Açılımı
Ermeni Açılımı
Teğet değil, delip de geçmek bilmeyen ekonomik kriz
ABD'nin İran ve Afganistan için TSK'dan muharip asker istemesi
Her geçen gün işsizler ordusuna yeni katılan emekçi ve esnaf
Oluşturulmaya çalışılan çoğunluk diktası
Devlet kadroları içinde cemaat yapılanmasının müthiş boyutu
Cemaat - CFR/CIA bağlantıları
Muhalif aydınların içeride olması
Yolsuzlukların örtülemeyecek boyutlarda olması
Üretim araçlarının, finans kuruluşlarının yabancılaştırılması
Okul bina ve arazilerinin bile "babalar gibi" satılmak istenmesi
Gemicikler, villacıklar, şirketcikler
İşte farklı gündemler ile halkın gözünden kaçırılan durum bu.
Üye Girişi
Menü
Son yorumlar
- Nedense TSK sırtında taşıyan assubaylar kimsenin u...
- 27 Mayıs'ta 7000 NATO karşıtı asker ordudan emekli...
- Arabistan'da hanedan üyeleri inanıyormuş gibi yapa...
- M.Kemal ABD Mandası isteğine Sivas Kongresi’nde şu...
- ABD Dışişleri Bakanlığı 17 Nisan 1961 günü “Türk S...
- her eylemini kendi hanesine kazanç olarak yazdıran...
- biraz çorba gibi oldu.ama başlayınca kendimi tutam...
- bu fırsatçılar bir dolu tarihi borçla üstüne günüm...
- neden osmanlılık bu kadar gündemde ve övgülerle an...
- bu kadar temiz yüzden bu kadar güzel yazı çıkar de...
Türkiye NATO'dan Çıkmalı mı?
Basından Haber Özetleri
-
28 ŞUBAT'TA CEMAAT NEREDEYDİ
28 ŞUBAT'TA CEMAAT NEREDEYDİ
"Dünya gemisinin kaptanı dedikleri Amerika'nın ümmet içine sızmış Ergenekon'u"
-
BIYIK OLMADAN OLMAZ
BIYIK OLMADAN OLMAZ
Hangi AKP'li medyaya "bıyık" baskısı yaptı
-
"Şimdi sıra yargıya geldi''
"Şimdi sıra yargıya geldi''
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, anayasa değişikliğinin içeriği soruşturulmadan gündeme getirilecek bir konu olmadığını belirterek, ''Bunlar, askeri yıldırmaya ve susturmaya çalıştılar. Şimdi sıra yargıya geldi'' dedi.
-
İŞTE TWITTER OSCARLARI GECESİ
İŞTE TWITTER OSCARLARI GECESİ
Kim hangi ödülü aldı
-
RONİ MARGULİES'İN BEYNİ SÜRÇTÜ
RONİ MARGULİES'İN BEYNİ SÜRÇTÜ
Neredeyse savaş çıkarıyordu
-
NEYİNİZE İTİBAR EDELİM?
NEYİNİZE İTİBAR EDELİM?
liberal hukukçulara ahiret sorusu
-
Kamyon TSK'ye ait
Kamyon TSK'ye ait
Gölbaşı yakınlarında durdurulan kamyonun Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) ait mühimmat sevkiyatı yapan bir araç olduğu öğrenildi.
-
EGO seferlerini azaltma kararı Meclis gündeminde
EGO seferlerini azaltma kararı Meclis gündeminde
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Ankara'da toplu taşıma ücretlerinin mahkeme kararıyla 1,85 TL'den 90 kuruşa düşürülmesinin ardından, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek'in tepki olarak EGO seferlerini azaltma kararını meclis gündemine taşıdı.
-
"Dokunulmazlıkları hemen kaldıralım"
"Dokunulmazlıkları hemen kaldıralım"
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, Çelik'in AKP'li milletvekilleri hakkında dokunulmazlıklar nedeniyle bekleyen dosyaların çoğunun seçim suçları gibi önemsiz suçlar olduğu yönündeki açıklamasına, "Çelik, AKP'lilerle ilgili suç dosyalarının sayısı az ve önemsiz suçlarla ilgili olduğunu düşünüyorsa tüm milletvekillerinin dokunulmazlıklarını hemen kaldıralım gitsinler[…]
-
3 asker tutuklandı
3 asker tutuklandı
''Balyoz Planı'' iddiaları soruşturması kapsamında, mahkemece serbest bırakıldıktan sonra savcının itirazı üzerine yeniden mahkemeye çıkarılan 3 muvazzaf asker tutuklandı.
En son eklenenler
En çok okunanlar
- ABD Gizli ordusunun Türkiye'yi yok etme savaşı
- 'Parçalanmış Cesetler Dosyası'
- Erdoğan, Gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.
- Cumhuriyetimizi geri istiyoruz
- Domuz gribi paniği neden 11 Kasım’a kadar sürer
- Hamdullah Efendi’nin Amerika Sergüzeşti
- Tanrıça Themis ve “hep kahır...”
- Pasif Laiklik, Fatih Ürek ve Seren Serengil
- Çongar’ı anlamak!
- Grip aşısı felç etti iddiası
“Petrolun kontrolü ile bütün bölge ve kıtaları, gıdanın konrolüyle bütün insanları kontrol edebilirsiniz "
Henry Kissinger (Emperyalizmin önemli liderlerinden) - 1970




GÜVE
BOZ - YAP OYUNU
GÖRÜNMEZ HOLDİNG

