Facebook'ta paylaş
Genelkurmay-Açılım ve Ortaylı PDF Yazdır e-Posta
Altemur Kılıç

altemur_kilic100wGenelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ “Terörü, yalnız silahla bitiremezsiniz, ekonomik ve sosyal önlemler alınması gerekir” dedi ve eş zamanda,

Orduda da reform yapılması gerektiğini söyledi! Bunlar kendi çerçeveleri içinde, çok doğru! Askerler bunu ilk defa söylemiyorlar... Ancak Başbakan Erdoğan, “Kürt Açılımını”, nam-ı diğer “Demokratik açılımı”, sanatçıların suni teneffüsüyle canlandırmaya çalışırken, hele yandaş medya ve aydınlar Başbuğ’u övmeye başlayınca, hatta Hilmi Özkök’e benzetince, Genelkurmay Başkanının bu son sözleri, ister istemez zihinlerde sorulara, şüphelere yol açıyor. Acaba, Başbuğ da “Demokratik açılımı” destekliyor ve “ölüyü” diriltmeye mi çalışıyor, bu konularda Başbakanla, aralarında bir  “paslaşma” mı var ve Başbuğ da selefi Özkök gibi, liberal aydınları ve yazarları hoşnut etmek mi istiyor?

Reform rüzgârları
“Orduda reform”, “ iç düşman” tanımının Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nden başlayarak ortadan kaldırılması biraz İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesindeki ‘kollama’ görevinin kaldırılması mı?
Ben kesinlikle, Başbuğ’un “reform”  anlayışının bu olduğuna inanmıyorum... Bana kalırsa, Genelkurmay Başkanının söylemek istedikleri, tamamen başka! Onun  “Orduda reformdan” amacı, asla TSK’nın geleneksel yapısını değiştirmek, parayla pulla elde edilemeyecek bir “ruhu” feda etmek, “Ordu-Millet” anlayışını değiştirmek olamaz.
Anladığım kadar, Genelkurmay Başkanının sözünü ettiği  “reform”, her kurumda yapılması gerektiği gibi, ordunun güncelleştirilmesi, daha az bürokratik, daha çevik ve işlev odaklı yapılanışı olacaktır! Mesela, bu “reformlar” arasında Başbuğ’un başlattığı, silahlı kuvvetlerin “omurgasını” teşkil eden “astsubayların” statülerinde yapılacak yeni düzenlemelerle, ordudaki olası bir nifak zeminini ortadan kaldırmak olabilir!
Fakat liboş aydınlar, yandaş yazarlar Türk Ordusunun kökünden değişmesini, hatta “Yeniçeriler gibi” kazan kaldıran (!) bugünkü ordunun yerine, “Nizam-ı Cedit” kurulmasını isterler... Bunun için de, cesaret buldukça Orduya saldırılarını arttırdılar ve daha Başbuğ konuşmadan,  “Ordu değişiyor, artık vesayetinden kurtuluyoruz”  diye bayram etmeye başladılar!

Dış destek
AB ve ABD de, Türk Ordusunun değişmesini, içeride etkisini kaybetmesini ve fakat dışarıda, kendi “lejyonerleri” olmasını, kendi çıkarları için, isterler...
ABD Büyükelçisi James Jeffrey cenapları;  “Tabii bir de AB’ye katılımın gerekli kıldığı koşullar var. Ordunun sivil hayata müdahalesinin azaltılması hatta tümüyle ortadan kaldırılması gerekiyor. Hatta ordunun politikaların şekillenmesindeki müdahalesinin de azaltılması hatta kaldırılmasını gerekli kılıyor.” buyurmuşlar! AB raporlarında da bunlar var!
Yanlış anlaşılmasın; teröre karşı tek çare, elbette ki, “herkesi öldürmek” olamaz... Başka şeyler de yapmak lazım! Ama bu şeyler yapılırken, asıl büyük tablo gözden kaçırılmamalı, terörün, başkaldırının asıl amacının, kimlik, kültür hakları  “demokrasi” değil, Büyük Kürdistan olduğu unutulmamalı... Başka iç tehditler de var... TSK, işte bunlara karşı her zamankinden fazla gerekli, en kuvvetli savunma hattımız! İşte, yabancılar, işbirlikçiler ve yalakalar, bunun içindir ki, bu “hattı”, içeriden ve dışarıdan, yarmaya çalışıyorlar! Bu sırada, sevgili dostum, -maalesef artık nadirattan olan- “milliyetçi aydın” tarihçi Profesör İlber Ortaylı’nın Ankara’da yaptığı konuşma, şifa gibi geldi. Tamamını okumak lazım. İşte Ortaylı’nın, tarih bilgi ve şuurundan kaynaklanan konuşmasının ana hatları; “Türk toplumunun militarist olmasından Belçika’nın, İsviçre’nin ne zararı olabilir? Askeri vasıflarını kaybetmiş Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor... Her milletin kendi özel vasıfları vardır, Türklerin de birinci vasfının asker millet olması ve tarih yapmasıdır. Bizim en önemli vasfımız da tarih yapmamız, teşkilatçı bir yapıya sahip olmamızdır... Milliyetçilik, mensubu olduğun ve içinde yaşadığın toplumu sevmektir... Son yıllarda Türkiye’de milliyetinden utanma duygusu, anti militarist, asker düşmanı bir topluma doğru gidiş körükleniyor... Türk askeri sanatından, askeri toplum özelliğinden insanlar rahatsız oluyor ama ne yapalım bu Türklerin en önemli vasfı. Siyaset gelişmezse darbe kaçınılmaz olur. Demokratik açılım boş laftır. Kimse kimseye kitle dalkavukluğu yapmak için, sempatik görünmek için konuşmasın. Bunlar tehlikeli işler, belediyeciliğe benzemez” Benden son söz: “Türk ordusu güçlü olmazsa, Türkiye güçlü olamaz!”

Altemur Kılıç

Yeniçağ 09.02.2010

 

Yorum ekle

Makalelere eklediğim içeriklerden tamamen ben sorumluyum. Eklediğim yorumların kişilik haklarına zarar vermeyeceğini taahhüt ederim.


Tuncay Mollaveisoğlu Kitapları

GüveGÜVE

Bu kitaptaki olaylar ve adı geçen kişiler gerçektir. Yolsuzluklar, devletin gizli arşivlerindeki raporlara dayanılarak yazılmıştır.

Tuncay Mollaveisoğlu, zoru kolay kılan ender araştırmacılardan biri. Eline aldığı konuyu herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir şekle sokmakta çok mahir bir kalem.

Devamını oku...

Boz - Yap OyunuBOZ - YAP OYUNU

'Boz - Yap Oyunu' uluslararası ve hükümetler üstü güçlerin Türkiye ve dünya üzerindeki 'kumpanya'sını anlatıyor. Yazar kimi zaman parçaları okuyucunun bütünlemesine bırakıyor, kimi zaman kendisi birleştiriyor.

Devamını oku...

Görünmez HoldingGÖRÜNMEZ HOLDİNG

"Bu kitap mutlaka okunmalı. Ülkemizi yoksullaştıran yolsuzlukları herkesin anlayabileceği yalınlıkta kaleme alan Tuncay Mollaveisoğlu yine çok önemli bir çalışmaya imza attı.

Devamını oku...

Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda

Adına “Ilımlı İslam” denilen ABD güdümündeki İslamcı bir devlet modeli Türkiye'ye ısrarla giydirilmeye çalışılıyor.

Devamını oku...
 

Google Arama

WebBağımsızGündem'de ara

Unutturulmaya Çalışılan Gündem

akp_mini

BOP çerçevesinde, ABD ve İsrail kışkırtmalı "Yeni Osmanlıcılık" görüntüsü altında "Ortadoğu Birleşik Devletleri"nin (Büyük İsrail) kurulmakta olduğu

akp_mini

4C Yasası ile emekçinin köleleştirilmek istenmesi

akp_miniPKK Açılımı

akp_miniErmeni Açılımı

akp_miniTeğet değil, delip de geçmek bilmeyen ekonomik kriz

akp_miniABD'nin İran ve Afganistan için TSK'dan muharip asker istemesi

akp_miniHer geçen gün işsizler ordusuna yeni katılan emekçi ve esnaf

akp_miniOluşturulmaya çalışılan çoğunluk diktası

akp_miniDevlet kadroları içinde cemaat yapılanmasının müthiş boyutu

akp_miniCemaat - CFR/CIA  bağlantıları

akp_miniMuhalif aydınların içeride olması

akp_miniYolsuzlukların örtülemeyecek boyutlarda olması

akp_miniÜretim araçlarının, finans kuruluşlarının yabancılaştırılması

akp_miniOkul bina ve arazilerinin bile "babalar gibi" satılmak istenmesi

akp_miniGemicikler, villacıklar, şirketcikler

İşte farklı gündemler ile halkın gözünden kaçırılan durum bu.

Üye Girişi


Reklam
Bağımsız Dergi'nin yeni sayısını aldınız mı? Bağımsız Dergi ile iletişim kurmak için tıklayınız

Türkiye NATO'dan Çıkmalı mı?

Türkiye Nato'dan çıkmalı mı?

Basından Haber Özetleri